
Azerbaycan kültürü ve tarihi son derece zengin ve çok yönlüdür; müzik dâhil olmak üzere sanatın pek çok alanında derin izler bırakmıştır. Mugham, Azerbaycan müzik geleneğinin gerçek bir mücevheridir. Bu benzersiz müzik türü, Doğu müzik kültürüne dayanır ve erken Orta Çağ’dan beri bilinmektedir. Doğu kültürlerine ait efsane ve mitlerde, Simurg adlı efsanevi kuşun büyülü şarkısı gibi müzikal mucizelerden sıkça söz edilir.
Mugham, belirli makamlar üzerine kurulu doğaçlama yapısıyla öne çıkar; bu da icrasını son derece etkileyici kılar. Tam bir eser olarak (dastgah) ya da bölümler hâlinde (hanende) icra edilebilir; tar ve kamança gibi çalgılarla eşlik edilebilir veya solo enstrümantal olarak sunulabilir. Mugham müziği, dinleyicinin iç dünyasını derinden etkileyerek ona ruhani bir arınma ve yücelik hissi kazandırır; aynı zamanda geçmiş ile modern zamanlar arasında bir köprü görevi görür.
Azerbaycan’da yedi ana mugham makamı vardır: Rast, Şur, Segah, Çahargah, Bayatı-Şiraz, Şuştar ve Hümayun. Bunlara ek olarak üç yardımcı makam bulunur: Şahnaz, Sarenc ve Çaharga. Sovyet döneminde mugham toplulukları, mistik unsurlardan arındırılmış biçimde de olsa klasik eserleri icra etmeye devam etmiştir. Genellikle topluluklar üç kişiden oluşurdu: bir tar icracısı, bir kamança icracısı ve aynı zamanda vurmalı çalgı çalan bir hanende. Azerbaycan’daki müzik yayınevleri mugham ve hanende şarkılarının kayıtlarını aktif biçimde yayımlamıştır. Mugham’ın günümüze kadar ulaşmasında, bu müziği nota sistemine aktaran Üzeyir Hacıbeyli’nin büyük payı vardır.
2003 yılında mugham, UNESCO tarafından İnsanlığın Sözlü ve Somut Olmayan Kültürel Mirasının Başyapıtı olarak tanınmış; bu da onun istisnai değerini ve dünya müzik kültürü üzerindeki etkisini vurgulamıştır. Bu kadim gelenek yalnızca bir ses sanatı değil, aynı zamanda Azerbaycan’ın ve Kafkasya’nın zengin kültürel mirasının yaşayan bir tanığıdır. Mugham, geçmişi günümüzle birleştirir; müzik ve şiirin evrensel dili aracılığıyla kuşaklar ve halklar arasında bağ kurar. Mugham dinlemek, antik uygarlıkların ritmini; onların duygu, deneyim ve hayallerini her bir seste hissetmemizi sağlar. O, sadece bir müzik türü değil; dünyadaki insanları etkilemeye ve büyülemeye devam eden, kalplerde ve ruhlarda silinmez izler bırakan gerçek bir hazinedir.